İŞİTME KAYBI

 

Kulağımda yıllardır devam eden kulak akıntısı ve işitme kaybı var. Tedavisi mümkün mü?
Akıntının ilaç tedavileriyle kesilmediği kronik (müzmin) orta kulak iltihaplarının tek tedavi şekli ameliyattır. Orta kulak iltihabı nedeniyle ortaya çıkan tahribata bağlı işitme kaybının da ameliyat sırasında düzeltilmesi mümkündür. Ameliyatlarda ilk amaç iltihabı ortadan kaldırmak ve tekrarlamasını önlemek, ikinci amaç ise işitmeyi düzeltmektir. Her tedavi şeklinde olduğu gibi, orta kulağın kronik iltihaplarının ameliyatlarında da belli bir başarı yüzdesi vardır ve bu oran ortalama %80 civarındadır. Ancak, her hastanın orta kulağındaki durum bir diğerinden farklıdır; nasıl bir ameliyat gerektiği ve bu ameliyatın başarı oranı, ancak hastanın muayene edilmesi ve bazı testler yapılması sonucunda belirlenebilir. Bu nedenle, hastaların kesin ameliyat bilgilerini muayene oldukları hekimden almaları gerekir.

 

 

Eskiden akıntılı orta kulak iltihabı geçirmiştim. Artık akıntı olmuyor, fakat işitme kaybım var. Düzeltilmesi mümkün mü?
Kronik orta kulak iltihabının sekeli olarak kalan kulak zarındaki kapanmayan delikler, sesi orta kulaktan iç kulağa ileten çekiç-örs-üzengi kemikçiklerinde erimeler veya kireçlenmeler işitme kaybına neden olabilir. Kulak akıntısının olmadığı sekel durumundaki bu bozuklukların ameliyatla tedavisi, dolayısıyla işitmenin de düzeltilmesi mümkündür ve başarı oranı akıntılı kulaklarda olduğundan daha da yüksektir.

Her hastanın orta kulağındaki durumun bir diğerinden farklı olduğu burada da geçerlidir; nasıl bir ameliyat gerektiği ve bu ameliyatın başarı oranı, ancak hastanın muayene edilmesi ve bazı testler yapılması sonucunda belirlenebilir. Bu nedenle, hastaların kesin ameliyat bilgilerini muayene oldukları hekimden almaları gerekir.

 

Kulağımda hafif dereceli işitme kaybı var ve kulak zarımda delik olduğunu öğrendim. Banyoda, havuzda, denizde kulağımı su temasından sürekli korumam gerekiyor. Ameliyatla tedavisi önerildi, ancak başarılı olmaz diye endişe ediyorum. Ne yapmalıyım?
Kendiliğinden kapanmayan kulak zarı açıklıklarının ameliyat dışında tedavisi yoktur. Ameliyatta kulak zarı yerine yerleştirilen dokunun vücut tarafından kabul edilerek o bölgede yaşayan bir doku haline gelebilmesinin belli bir olasılığı vardır. Bu olasılık, yani başarı oranı, kulak zarındaki deliğin yeri, büyüklüğü, geriye kalan kulak zarının durumu ve kullanılan ameliyat tekniğine göre değişmek üzere %80-95 arasındadır. Hangi koşullarda yapılırsa yapılsın, kulak ameliyatlarında %100'lük başarı garantisinin verilmesi mümkün değildir. Kulak zarı tamiri ameliyatlarının başarısız olması halinde tekrarlanması mümkündür ve ameliyatın ciddi bir riski yoktur.


Kulağımda işitme kaybı ve çınlama var. Hiç iltihaplı bir orta kulak hastalığı geçirmedim. Doktorum üzengi kemiğinde kireçlenme bulunduğunu ve hastalığın adının "otoskleroz" olduğunu belirterek ameliyat önerdi. Başarı şansı nedir?
Otoskleroz, orta kulak ile iç kulağın birleştiği noktada üzengi kemiğinin çevresinde kireçlenme ile oluşan, ortaya çıkma nedeni iyi bilinmeyen, ailesel olabilen, nadir görülen bir hastalıktır. İç kulağın ileri derecede etkilenmediği, sorunun daha çok orta kulakta olduğu durumlarda otosklerozun tedavisi kireçlenme nedeniyle hareket etmeyen üzengi kemiğinin ameliyatla çıkartılarak yerine bir protez konulması şeklinde yapılır ve bu ameliyat %80-90 civarında oldukça yüksek başarıda sonuçlar verir.


 

İç kulak tipi (sensori-nöral) işitme kaybım olduğu söylendi. Tedavisi mümkün müdür?
Sensori-nöral işitme kaybı terimi iç kulak, işitme siniri veya merkezi sinir sistemindeki sorunlardan kaynaklanan işitme kayıplarını genel olarak tanımlar. Bunlardan hangisinde problem olduğunu anlamak için işitme fonksiyonu ile ilgili bir dizi detaylı incelemenin yapılması gerekir.

İç kulak tipi işitme kayıpları yaşlanmaya, vücudun genelini ilgilendiren hastalıklara (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, bağışıklık sistemi hastalıkları, vb. gibi), ani veya sürekli yüksek şiddette gürültüye maruz kalmaya, kabakulak ve kızamık gibi mikrobik hastalıklara, çeşitli ilaç ve madde kullanımlarına veya onlarca başka nedene bağlı olarak gelişebilir. Nedene yönelik araştırmaların yapılmasına rağmen, büyük bir kısmı iç kulaktaki işitme hücrelerinin harabiyetine bağlı olan sensori-nöral işitme kayıplarının nedenini ortaya çıkartmak da her zaman mümkün olmayabilir.

Kendini yenilemeyen iç kulak ve işitme siniri hücrelerinin harabiyeti durumunda, mümkün olabilirse nedene yönelik tedavilerle hastalığın neden olduğu kulak sorunu durdurulmaya veya tedavi edilmeye çalışılır. İç kulak hasarı nedeniyle oluşan işitme kayıplarının ameliyatlarla geri döndürülmesi mümkün değildir. Harabiyetin kalıcı olduğuna karar verildiği noktada, hastalara işitme cihazı kullanmaları önerilerek günlük hayatlarını sürdürmelerinde yardımcı olunmaya çalışılır.


İşitme cihazı kullanmam gerektiği bildirildi. Nasıl bir cihaz almalıyım ve nereden temin edebilirim?

İşitme kaybı olan her hastanın ihtiyacına en uygun işitme cihazı, işitme testindeki verilere göre belirlenir. Cihazın teknik özellikleri belirlendikten sonra hangi markanın hangi modellerinin bu özellikleri taşıdığı bilgisini, hastanın cihazı öneren merkezden alması gerekir. Bundan sonra tercihe ve maliyetine göre cihazın şekli konusunda karar verilmelidir.

Vücuda dışardan takılan işitme cihazları 4 tipte olabilir:

  • Cep tipi
  • Kulak arkası tip (BTE = Behind The Ear)
  • Kulak kepçesi içi tipi (ITE = In The Ear)
  • Kulak kanalı içi tipi (ITC = In The Canal)

Bir aile yakınıma hediye olarak işitme cihazı alıp sürpriz yapmak istiyorum. Nasıl bir cihaz almalıyım?
İşitme kaybı olan bir hastaya rastgele ve herhangi bir cihaz alınması mümkün değildir. Alınacak işitme cihazının marka ve modelinin, kişinin işitme testi sonucuna göre belirlenmesi ve üzerinde kişiye uygun ayarların yapılması gerekir.
 


   

 KULAK ÇINLAMASI

 

Kulağımda çınlama / uğultu var. Nedeni ne olabilir ve nasıl tedavi edilir?
Kulak çınlamasına / uğultusuna dış kulağı, orta kulağı, daha sık olarak iç kulağı etkileyen çeşitli problemler ve hastalıklar yanında, bütün vücudu ilgilendiren genel hastalıklar da (yüksek tansiyon, şeker hastalığı, vb) neden olabilir. Olası onlarca nedenin hangisi veya hangilerinin çınlamadan / uğultudan sorumlu olduğunun belirlenmesi için bir Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları uzmanının muayenesi ve muhtemelen bir dizi testin yapılması gerekir. Sadece şikayetlerden yola çıkılarak belli bir teşhis öngörülemez.

Kulak çınlamalarının en sık nedeni, iç kulağa ait işitme kayıplarıdır ve bunun kesin bir tedavisi yoktur. Ancak çınlamanın / uğultunun nedeninin muayene ve testler ile ortaya çıkartılması halinde, her hastanın önerileri kendi hekiminden alması gereken bazı yöntemler ve ilaçlarla şiddetinin hafifletilmesi mümkün olabilir.


Bir silah atışından sonra sol kulağımın işitmesi azaldı ve o zamandan beri bir uğultu kaldı. Bazen işittiğimi anlamakta zorlanıyorum. Nedeni ne olabilir?
Silahla atışta olduğu gibi yüksek şiddette gürültünün iç kulaktaki işitme hücrelerinde kalıcı tahribat yapma olasılığı vardır. Çoğunlukla tedavisi mümkün olmayan bu tür kalıcı işitme kayıplarından korunmak için ses şiddetinin yüksek olduğu yer ve işlerde kulak kanalının kulaklık, tıkaç veya bunlar yoksa bir pamuk ile kapatılması gerekir. Kalıcı işitme kaybı geliştikten sonra işitme cihazı ile kaybın rehabilitasyonu yapılabilir.


Kulak çınlaması rahatsızlığım var. Bunun, çeşitli nedenlere bağlı olarak iç kulaktaki tüylü işitme hücrelerinin deformasyona uğraması sonucunda oluştuğunu biliyorum. Tüylü hücrelerin deforme olup olmadığının tespitini teknik olarak MR yada bir başka yolla gözlemlemek mümkün mü?
Hücre seviyesinde görüntüleme, günümüzde sahip olunan teknolojiler ile ancak alınan bir doku örneğinin belli işlemlerden geçirildikten sonra mikroskop altında incelenmesi ile mümkündür. Kemiğin içinde tamamen kapalı bir sistem olan iç kulaktan doku örneği almak, fonksiyon gören kısımların da tahrip olmasına neden olduğundan böyle bir inceleme mümkün değildir. MR vb inceleme yöntemleri hücre seviyesindeki küçük sorunları gösteremez. Bu nedenlerle iç kulaktaki sorunların teşhisi, çoğunlukla fonksiyonların test edilip sorunun yerini ve türünü yorumlamaya ve tahmin etmeye dayalıdır.


Varsayalım ki, tüylü hücreler tamamen deforme olmuş ve kulak çınlaması şikayeti buna bağlı olarak kronikleşmiş. Bu tüylü hücrelerin bir kez deforme olduktan sonra bir daha asla kendiliğnden onarılması mümkün değil mi?
İç kulakta işitmeyi algılamamızı sağlayan 400.000 civarında sinir hücresi vardır. Hücre ölümü gerçekleşmeden oluşan geçici fonksiyon kayıplarının bir kısmı geriye dönebilir. Ancak, sinir hücreleri vücutta kendilerini yenileyemeyen tek hücre türüdür ve bu nedenle iç kulaktaki tüylü hücre ölümünün de telafisi mümkün değildir.
 


BAŞ DÖNMESİ VE DENGE BOZUKLUĞU

Tekrarlayan baş dönmesi ve denge bozukluğu şikayetlerim oluyor. Bunun iç kulaktan kaynaklanabileceği söylendi. Doğru mu?
Baş dönmesi ve denge bozukluğu, organizmanın dengesini koruyan üç bileşenden herhangi birindeki bozukluklar sonucunda ortaya çıkabilir. Bu üç bileşen görme sistemi, her iki iç kulakta bulunan denge organları ve merkezi sinir sistemidir. İç kulaktaki denge organlarının hassas görevini etkileyebilecek bir çok hastalık durumu vardır; bunların her biri de farklı belirtiler ve bulgular verir.

Birlikte başka bir belirti bulunmadığı durumlarda baş dönmesi ve denge bozukluğunun hangi sistemden kaynaklandığının belirlenmesi, ne tür bir bozukluk ve bunun hangi hastalığa bağlı olduğunun belirlenmesi için öncelikle bir Kulak-Burun-Boğaz hastalıkları uzmanına muayene olunması gerekir. Daha sonra aynı belirtileri veren bir çok hastalığın ayırdedilmesi ve tek bir tanıya ulaşılması için iç kulağın işitme ve denge sistemleriyle ilgili bir dizi inceleme yapılması gerekecektir.


Tekrarlayan baş dönmesi ve denge bozukluğu şikayetleri ile birlikte, kulaklarımda basınç hissi ve işitme kaybı şikayetlerim var. Bunun Meniere hastalığı adı verilen bir iç kulak problemine bağlı olduğu söylendi. Bu ne tür bir hastalıktır, nasıl teşhis edilir ve tedavisi var mıdır?

Meniere hastalığı iç kulakta endolenf adı verilen bir sıvının, nedeni iyi bilinmeyen mekanizmalarla basıncının yükselmesi ve bunun sonucunda baş dönmesi atakları, kulakta dolgunluk hissi, çınlama, işitme kaybı şikayetlerine yol açan bir hastalıktır. Mekanizma olarak bu hastalık göz tansiyonuna benzetilebilir.

Meniere hastalığının teşhisi, benzer şikayetlere yol açabilecek onlarca diğer nedenin bir dizi test ile ekarte edilmesi ve iç kulak fonksiyonlarına ait bazı incelemelerin yapılması ile koyulur. Kesin teşhis için hekimin hastayı uzun bir süre takip etmesi ve bu testleri her seferinde tekrarlaması da gerekebilir.

Nedeni henüz tıp bilimi için iyi bilinmezler arasında yer alan bu hastalığın tedavisi konusunda da kesinleşmemiş uygulamalar vardır. Kesin tedavi imkanı olmasa bile, hastalığın ilerlemesinin kontrol altına alınmasi ve şikayetlerin azaltılması veya ortadan kaldırılması amacıyla çeşitli ilaç ve ameliyatla tedavi şekillerinden yararlanılabilir.


KULAK TÜPÜ AMELİYATLARI

Eskiden kulak tüpü ameliyatı yoktu. Son yıllarda niçin bu kadar sık yapılıyor?
Bunun çeşitli nedenleri var. Birincisi, teknolojik gelişmeler sayesinde artık hekimler orta kulak iltihaplarının küçük belirtilerini daha kolay teşhis edebilir hale geldiler. İkincisi, özellikle şehirlerde toplu yaşamın getirdiği koşullar, orta kulak iltihapları da dahil olmak üzere bütün üst solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık görülmesine neden oldu. Kreş ve çocuk yuvalarına giden çocukların enfeksiyonlarla daha erken yaşta karşılaşmaya başlamaları, hava kirliliği ve ebeveynlerin sigara içmesi orta kulak problemlerinin, dolayısıyla da ameliyatla tedavi gereksinimi sıklığını artırdı. Son olarak, ebeveynlerin beklentileri, günlük hayatta daha az sorun istemeleri ve sorunların en kısa sürede çözümlenerek çocuğun da günlük hayatına biran önce dönebilmesi şeklinde değişti; bu nedenle hekimler de orta kulak iltihaplarına karşı daha saldırgan bir tedavi yaklaşımı geliştirdiler.


Kulak tüpleri, orta kulak iltihaplarında ne kadar fayda sağlar?
Kulak tüpü takılması, orta kulaktaki iltihabi sıvının ortadan kaldırılması ve toplanan sıvıya bağlı bozulmuş olan işitmenin normale döndürülmesinde hemen daima faydalıdır. Çocuklarda sıvı toplanmasıyla seyreden kronik orta kulak iltihabının önlenmesinde tüpler %80-85 başarılı olmaktadır.


Kulak tüpleri ne işe yarar?
Kulak tüplerinin temel görevi orta kulaktaki basıncın dış ortamdaki atmosfer basıncı ile eşitlenmesi ve sıvının orta kulaktan dışarı atılmasıdır. Gerektiğinde doktorun tüp içinden orta kulağı görmesini ve antibiyotiklerin direkt olarak orta kulağa verilmesini de sağlarlar.


Kulak tüpü ameliyatının tehlikesi var mıdır?
Çok nadir olmakla birlikte, kulak tüplerinin en önemli komplikasyonu kulak zarında tüpün takılmış olduğu deliğin kalıcı olmasıdır. Eğer delik kendiliğinden kapanmazsa başka bir ameliyatla kapatılabilir.


Tüpler çocuğumun kulağında ne kadar kalacak?
Kulak tüpleri genellikle 6-12 ay içinde kendiliğinden düşer. Eğer tüp kendiliğinden düşmezse, doktorunuz 12 ay ile 3 yıl arasındaki bir sürede tüpün alınması gerektiğini size bildirecektir.


Tüpler düştükten veya alındıktan sonra tekrar orta kulak iltihabı olursa ne yapılacak?
Kulak tüpleri, orta kulak iltihaplarının önlenmesinde oldukça etkili olmakla birlikte, tek bir uygulama kesin tedavi için yeterli olmayabilir. Tüp düştükten veya alındıktan sonra iltihabın tekrarlaması halinde önce antibiyotiklerle tedavi denenir, yararlı olmazsa tüpün yeniden takılması gerekebilir.


Hava kirliliği, evde sigara içilmesi gibi çevre faktörleri ve alerji orta kulak iltihaplarında etkili midir?
Evet. Hava kirliliğinin ve evde sigara içilmesinin orta kulak iltihaplarının sıklığını artırdığı bilinmektedir. 5 yaşın üzerindeki çocukların yaklaşık %15'inde orta kulak iltihabında alerjinin de rolü bulunmaktadır.


 

Alanya Evden Eve Taşımacılık